İçereği Atla

Finansman pahalıyken kör nakit yönetimi ikinci bir faizdir

Marj daralınca sorun yalnızca kâr değil; işletme sermayesinin ne kadarını bilmeden bağladığınızdır.
6 Ağustos 2026 yazan
Finansman pahalıyken kör nakit yönetimi ikinci bir faizdir
Ömer Ünsal

Kârlılık düştüğünde ilk bakılan satır genelde kâr marjıdır. Doğru. Ama asıl sessiz kırılma çoğu zaman bir altta olur: nakit.

Küresel ölçekte faiz ve finansman maliyeti, firmaları daha seçici yatırımlara itti. Türkiye’de tablo daha sert. İSO 500’ün 2024 sonuçlarında sanayicinin kazancının çok büyük kısmı finansman giderine gidiyor. Yani şirket “kâr ediyor” görünse bile, o kârın fiilen bankaya gittiği bir dönemden geçiyoruz.

Bu ortamda kör nakit yönetimi ikinci bir faizdir. Çünkü:

  • Tahsilatı geciken alacak, fiilen size faizsiz kredi açmış müşteri demektir.
  • Gereksiz bağlanan stok, rafta duran kredidir.
  • Ödeme önceliği görünmüyorsa, nakit sıkışması sürpriz gibi gelir — oysa çoğu zaman öngörülebilirdi.

Yüksek marj döneminde bu sızıntılar “idare eder”di. Marj daralıp finansman pahalılaşınca aynı sızıntı dayanma süresini kısaltır.

ERP burada muhasebe yazılımı değildir. Nakit döngüsünü — siparişten tahsilata, satın almadan ödemeye — tek hat üzerinde görmektir. Görmeden yönetmek, faiz oranından bağımsız olarak maliyeti yükseltir.

Bugünün sorusu “Daha ucuz kredi bulur muyuz?”dan önce şu olmalı: Bugün nakdimizin nerede kilitli olduğunu kaç günlük gecikmeyle görüyoruz?

Nakit ve risk tarafındaki kör noktaları birlikte haritalamak isterseniz, 45 dakikalık danışmanlık görüşmesi yeterli bir başlangıç. Danışmanlık görüşmesi →

Marj erirken “sonra bakarız” dönemi kapandı
Ertelenen görünürlük yatırımı, bugün kâr satırında faiz gibi birikir.