İSO 500’ün 2025 sonuçları, “nispi iyileşme var, baskı bitti” demiyor. Faaliyet kârı nominal olarak artsa da kârlılık rasyoları uzun dönem ortalamalarının altında. Kritik gösterge duruyor: finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 84,9.
Bu, yönetim diline şöyle çevrilir: faaliyetten gelen her 100 birimin yaklaşık 85’i finansman yüküne gidiyor. 2024’teki yüzde 96,6’ya göre gerileme var; rahatlama değil, hâlâ ağır bir rejim.
Makroyu firma değiştiremez. Değiştirebileceği üç mikro satır vardır:
- Tahsilat yaşı: vadesi geçen alacak, size faizsiz kredi açmış müşteridir.
- Stok günü: rafta duran mal, pahalı krediyle finanse edilen bekleyiştir.
- Ödeme önceliği: nakit çıkış sırası görünmüyorsa kriz “ani” sanılır.
Bu üçlü ERP’de güncel değilse, nakit toplantısı spekülasyondur. Güncel ise, finansman pahalı olsa bile şirket kendi döngüsünü kısaltarak nefes alır.
Özet: faiz politikasını yorumlamak yetmez. Tahsilatı satır işi yapmak gerekir — çünkü bugünün bilançosunda en pahalı kör nokta çoğu zaman oradadır.
Nakit, kontrol veya ölçek tarafındaki kör noktayı birlikte netleştirmek isterseniz, 45 dakikalık danışmanlık görüşmesi yeterli bir başlangıç. Danışmanlık görüşmesi →